İKV E-Bülteni | 2014 » 22 EYLÜL-2 EKİM » DÜNYA EKONOMİK FORUMU ÖZEL TOPLANTISI İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ

Dünya Ekonomik Forumu’nun “Bölgesel Kalkınma için Kaynakların Ortaya Çıkarılması” başlıklı özel toplantı 28-29 Eylül 2014 tarihlerinde 70’den fazla ülkeden üst düzey konuğun katılımı ile İstanbul’da gerçekleştirildi.

Gerçekleştirilen açış konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  uluslararası sistemde önemli kırılmalar yaşandığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında ekonomik krizlerin, yoksulluk ve gelir dağılımındaki dengesizliklerin ve enerji kaynakları üzerindeki baskıların ülkeler ve toplumlar üzerinde çeşitli buhranlar oluşturduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, terörün daha fazla küreselleşerek ve daha geniş coğrafyalara etki etmeye başladığını ve bunun  küresel barışı tehdit ettiğini belirtti.  

BM 69’uncu Genel Kurul’unda, BM’nin ve uluslararası aktörlerin bölgesel ve küresel krizlerde etkin müdahalelerde bulunamadığı yönündeki kaygılarını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir kez daha “Dünya 5’ten büyüktür” ifadesiyle, BM’nin karar alma mekanizmasını eleştirdi. Açılış konuşmasında, başta Ortadoğu’daki ve diğer kriz bölgelerindeki karışıklığın yerel sorunlar olmaktan çıktığını, küresel boyut kazandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Suriye ve Irak’a yönelik operasyon gerçekleştirecek bir koalisyonun dışında kalamayacağı mesajını verdi.  

Türkiye’nin, genç ve nitelikli iş gücü, dinamik ve istikrarlı ekonomisi, rekabetçi özel sektörü, büyük ölçekli iç pazarı, yerleşmiş mali disiplini ve gelişen alt yapısıyla Avrupa’nın 6’ncı ve dünyanın 17’nci  büyük ekonomisi olarak yükselen bir güç olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB’ye tam üyelik yolunda kararlılığı muhafaza ettiklerini belirtti. 

Dünya Ekonomik Forumu özel toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ise , Türkiye’nin G20 Dönem Başkanlığı sırasında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında köprü görevi üstleneceğini ifade etti. Toplantının kapanış oturumunda ise Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso konuştu.

Konuşmasında, İslam dünyasının IŞİD ile anılamayacağı mesajına yer veren Başbakan Prof. Dr. Davutoğlu, “2011 yılında Arap baharı başladığında insanlar sokağa çıktı ve aynı Avrupalılar aynı bizler gibi özgürlüğü tatmak istedi ve bunun karşısında rejimler dayanamadı” değerlendirmelerinde bulundu ve sözlerine “bir gün, Avrupa’daki uzun savaşlardan sonra olduğu gibi Ortadoğu halkları da bu sınırları saygı duymakla beraber geçişken kılacaklar”  ifadeleriyle devam etti. Prof. Dr. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye-AB ilişkilerine yönelik olarak ise, AB’nin Türkiye’nin kaderi olduğunu ancak AB’nin de bunu görmesi gerektiğini vurgularken,  Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin bir parçası olduğunu ve AB’nin serbest ticaret anlaşmalarını tek taraflı olarak yapmasına bir son vermesi gerektiğini ifade etti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ise konuşmasında, Türkiye’nin, AB Stratejisini belirlemiş olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, 23’üncü ve 24’üncü fasılların bir an önce açılması gerektiğini ifade etti. Karşı karşıya kalınan zorluklarda Türkiye ile AB’nin çok önemli stratejik, ticari ortaklar olduğu mesajını veren Barroso, Türkiye’nin kendi bölgesindeki önemli rolüne ve konumuna değindi. Barroso bu çerçevede, Türkiye'nin, bir milyondan fazla Suriyeli mülteciye destek olmasının  etkileyici olduğunu vurguladı. Barroso’nun konuşması, Avrupa Komisyonu Başkanı sıfatıyla Türkiye’de yapmış olduğu son konuşma olma niteliği taşıyor. Jose Manuel Barroso, Komisyon Başkanlığını Lüksemburg eski Başbakanı Jean Claude Juncker’e bırakacak.

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=5909&id=5917