İKV E-Bülteni | 2020 » 1-15 NİSAN » KÜRESEL GÜNDEM:Koronavirüs Krizi G20 Liderlerinin ve NATO`nun Gündeminde

Koronavirüs Krizi G20 Liderlerinin ve NATO'nun Gündeminde

Önde gelen uluslararası kuruluşlar; tüm dünyayı etkisi altına alan, bilançosu her geçen gün ağırlaşan ve tüm politika alanlarında eşi benzeri görülmemiş sınamalar ortaya koyan yeni nesil koronavirüsün yol açtığı COVID-19 pandemisinin etkileriyle mücadele etmenin yollarını arıyor. Dünyanın en büyük 19 ekonomisi ile AB'den oluşan G20'nin liderleri mart sonunda, en başarılı askeri ittifak olma özelliğini taşıyan NATO'nun dışişleri bakanları ise nisan başında koronavirüs acil gündemiyle toplantılar gerçekleştirdi.

Koronavirüs pandemisine yönelik küresel çabaların koordine edilmesi, küresel GSYH'nin %90'ını ve dünya nüfusunun üçte ikisini oluşturan G20'nin 26 Mart 2020 tarihinde gerçekleştirdiği olağanüstü sanal zirvenin temel gündem maddesiydi. Dünyanın önde gelen yedi demokrasisini temsil eden G7'nin bir gün önce dışişleri bakanları düzeyinde gerçekleştirdiği video konferans görüşmesine; G7 Dönem Başkanı ABD'nin, Çin'i pandeminin kaynağı olarak gösterme ve koronavirüsü "Wuhan virüsü" olarak nitelendirme ısrarı gölge düşürmüş; toplantı bu konudaki görüş ayrılıkları nedeniyle ortak bildiri yayımlanmadan sona ermişti. Dünyanın en varlıklı ülkelerinin COVID-19'un ekonomi üzerindeki etkileriyle mücadelede birlikte hareket etmedikleri eleştirilerinin yoğunlaştığı sırada bu arka planla toplanan zirvede, G20'nin nasıl aksiyon alacağı merakla bekleniyordu.

Hatırlanacağı üzere G20, yine tüm dünyayı sarsan bir kriz sırasında; 2008 küresel mali krizinin en akut safhasında ilk kez liderler seviyesinde toplanmaya başlamış ve küresel ekonomik toparlanmanın sağlanmasında üstlendiği belirleyici rol sayesinde küresel yönetişimde bugünkü konumuna erişmişti. 2014'te Ebola salgını patlak verdiğinde ise G20 platformu, acil somut adımlar atılmasını hızlandırmıştı. Küresel daralmayı ve yeni bir mali krizi tetikleme riski taşıyan koronavirüs pandemisi, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren G20'nin yeniden harekete geçmesini zorunlu kılıyor. Ekonomi üzerinde 2008 küresel mali krizinden daha yıkıcı etkilere yol açacağı düşünülen bu krizde felaket senaryosunun önlenmesinin tek yolu uluslararası işbirliği ve etkili koordinasyondan geçiyor. G20 ise bu koordinasyonu sağlayabilecek en önemli platform olarak görülüyor.

Dünyanın en büyük ekonomilerinin liderlerini bir araya getiren sanal zirvede, "ortak düşmanın durdurulması için gereken ne varsa yapılacağı" mesajı öne çıktı. G20 liderleri bu doğrultuda ellerindeki tüm politika araçlarını; pandeminin yol açtığı ekonomik ve sosyal zararın azaltılması, küresel büyümenin yeniden sağlanması, pazar istikrarının korunması ve dayanıklılığın artırılması amacıyla kullanma sözü verdiler. G20 liderleri, yayımladıkları ortak bildiride, küresel tedarik zincirini korumak ve istihdam kaybının önüne geçmek için kabul ettikleri önlem paketleriyle küresel ekonomiye 5 trilyon dolar kaynak aktarma taahhüdünde bulunduklarını belirttiler. Bildiride, koronavirüs salgınıyla mücadelede küresel koordinasyonun artırılması kapsamında Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Bankası (WB) ve Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi uluslararası kuruluşların üstlendiği kritik role de değinildi.

Pandeminin sağlık sistemine etkilerinin ele alınması için G20 liderleri; şeffaf ve erken bilgi paylaşımı, klinik ve epidemiyolojik veri alışverişi, Ar-Ge için gerekli malzemelerin paylaşımı ve küresel ölçekte sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi önceliklerine odaklandılar. Bu doğrultuda, sağlık bakanları ulusal iyi örnekleri paylaşmakla ve 19-20 Nisan 2020 tarihlerinde gerçekleştirecekleri toplantıya kadar pandemiyle ortak mücadeleye yönelik acil önlemler geliştirmekle görevlendirildi.

Liderler, uluslararası ticaretteki sorunların ele alınması için halkın ihtiyaçları doğrultusunda tıbbi malzeme, kritik tarım ürünleri ile diğer mal ve hizmetlerin dolaşımının sağlanması ve küresel tedarik zincirlerindeki bozulmanın üstesinden gelinmesi amacıyla çalışma sözü verdiler. Bu kapsamda, G20 ticaret bakanları pandeminin uluslararası ticarete etkilerini incelemekle görevlendirilirken; serbest, adil, şeffaf, öngörülebilir bir ticaret ve yatırım ortamı sağlanması hedefi yinelendi. Buna karşın ABD ile Çin arasında sürmekte olan ticaret savaşında ve ABD'nin uyguladığı ek tarifelerin akıbetinde bir değişiklik söz konusu olmadı.

G20 sanal zirvesi, dünyanın en büyük ekonomilerinin koronavirüs pandemisinin ekonomik etkileriyle mücadelede belirleyici rol üstleneceği yönündeki beklentileri karşılamaktan uzak kaldı. G20'nin krize karşı iddialı bir duruş sergileyemediği, G20 ülkeleri tarafından kabul edilen destek paketlerinin tekrarlanması, Afrika gibi az gelişmiş coğrafyalardaki kırılganlığa dikkat çekilmesine karşın atılması gereken somut adımlara yönelik ortak bir vizyon ortaya koyulamaması, çatışma bölgelerinde bulunanlar ile mülteciler gibi savunmasız grupların pandemiden korunması için alınması gereken önlemlere değinilmemesi eleştirilerin merkezine oturdu. G20 ülkelerinden Rusya ve Suudi Arabistan arasında süren petrol fiyatı savaşı ve Çin ile ABD arasında koronavirüsün kaynağına ilişkin sürmekte olan söylemsel savaş bu konuda iyimser olmayı zorlaştırıyor.

Atlantik İttifakı Görünmez Düşmanla Karşı Karşıya

NATO dışişleri bakanları, 2 Nisan 2020 tarihinde koronavirüs pandemisi karşısında ittifak tarihinde ilk kez sanal ortamda bir araya geldi. Yayımlanan sonuç bildirgesinde, ittifakın koronavirüs pandemisiyle mücadele konusunda aldığı önlemlere yer verildi. Kuzey Makedonya'nın katılım sürecini tamamlayarak 27 Mart 2020 tarihinde resmen NATO'nun 30'uncu müttefiki olmasının ardından gerçekleşen ilk toplantıda, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Tod D. Wolters koronavirüs pandemisiyle mücadele bağlamında gerekli askeri desteği koordine etmek, yardımı artırmak ve hızlandırmakla görevlendirildi. NATO savunma bakanlarının, ittifakın müttefiklere verdiği desteği gözden geçirmek amacıyla nisan ortasında bir araya gelmeleri öngörülüyor. Koronavirüs pandemisinin, ittifakın dayanıklılığına orta ve uzun vadedeli etkilerinin ele alınması ve gerekli çalışmaların devamlılığının sağlanması da NATO savunma bakanlarının gündeminde olacak.

Koronavirüs pandemisi, 4 Nisan 2020 tarihinde 71'inci kuruluş yıldönümünü idrak eden ve başarısını adaptasyon kabiliyetine borçlu olan NATO için de benzeri görülmemiş bir sınama teşkil ediyor.  NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in de belirttiği gibi ittifak bu kez görünmez bir düşmanla karşı karşıya ve bu düşmanla mücadelenin en etkili yolu işbirliği ve koordinasyondan geçiyor. Müttefikler, NATO mekanizmaları aracılığıyla birbirilerine teçhizat, tıbbi malzeme ve lojistik destek sağlıyor. Türkiye'nin, İspanya, İtalya ve Birleşik Krallık'a tıbbı malzeme yardımında bulunması; İspanya ve İtalya'dan hastaların tedavi için Alman askeri uçaklarıyla taşınması, NATO dayanışması kapsamındaki yardımların en çarpıcı örneklerini oluşturuyor. Bunun yanında, NATO müttefiki pek çok devletin askeri birlikleri koronavirüsle mücadele önlemlerinin uygulanmasında ülkelerindeki sivil makamlara destek veriyor.

Koronavirüs pandemisi, NATO'nun faaliyetlerini ve askeri tatbikatlarını da etkilemiş durumda. İttifakın son 25 yıldaki en büyük askeri tatbikatı olan "Defender Europe 20", Norveç'te yürütülen "Cold Response 20" ile "Dynamic Front", "Saber Strike", "Swift Response" tatbikatları askıya alınan, ertelenen veya kapsamı daraltılan tatbikatlar arasında yer alıyor. Uzun vadede ise koronavirüs pandemisinin, savunma harcamalarında düşüşe yol açacağı ve milli gelirin %2'sinin savunmaya ayrılması hedefinin karşılanmasını zorlaştıracağı düşünülüyor. 2019 yılı verilerine göre %2'lik savunma harcamaları hedefini karşılayan 9 ülke bulunuyor (ABD, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya, Yunanistan). NATO Genel Sekreteri Stoltenberg savunma yatırımlarının korunması gerektiğine dikkat çekse de, pandeminin ekonomik etkilerinin ele alınmasının aciliyet kazanmasıyla savunma bütçelerinde yapılacak kesintiler, müttefiklerin en geç 2024'e kadar milli gelirlerinin %2'sini savunmaya ayırma yönünde 2014 Galler Zirvesi'nde bulundukları taahhüdü yerine getirmelerinin son derece zor olacağını gösteriyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in belirttiği gibi, "sağlık krizinin gerçek anlamda bir güvenlik krizine dönüşmemesi" için koronavirüs pandemisinin yarattığı baskıya rağmen, NATO'nun karşı karşıya kaldığı tehditlerle mücadele edebilecek operasyonel hazırlık düzeyini koruması son derece önemli. Bu kapsamda, uluslararası terörizmle mücadeledeki ve Afganistan'daki durumu ele alan NATO dışişleri bakanları, Irak'taki eğitim misyonunun IŞİD Karşıtı Küresel Koalisyon'un bazı görevlerini üstlenmesini ve Afganistan'daki asker sayısının 12 bine düşürülmesini karara bağladı.

On binlerce kişinin hayatını yitirmesine, sınırların kapanmasına, küresel ekonominin durma noktasına gelmesine ve hayatın olağan akışının radikal şekilde değişmesine neden olan koronavirüs pandemisi, ittifak için alışılmadık bir tehdit ortaya koyuyor. NATO Kavram Belgesi'nde pandemilere yönelik planlamaya yer verilmemesi önemli bir eksiklik olarak göze çarpıyor. 2019 NATO Londra Zirvesi'nde ittifakın siyasi boyutunun güçlendirilmesi için başlatılan gözden geçirme sürecinde pandemi gibi yeni nesil tehditlere karşı dayanıklılığın artırılmasının ele alınması önem taşıyor. Varlığını sürdürmedeki başarısını adaptasyon kabiliyetine borçlu olan NATO'nun yeni nesil tehditlerle mücadelede daha güçlü bir rol üstlenmesi, bir kez daha değişen tehdit algılamalarına ve tehditlerin değişen doğasına uyum sağlamasını zorunlu kılıyor.

Yeliz Şahin, İKV Kıdemli Uzmanı

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=9801&id=9805